EN YENİLER

EN İYİLER

İSLAMİYETİN DOĞUŞU VE YAYILIŞI Hz. Muhammedin Hayatı ve Peygamberliği Kureyş kabilesinden olan Hz. Muhammed , 571 yılında Mekkede doğdu. Annesi Amine , babası Abdullah idi. Doğmadan önce babasını , çocuk yaşta annesini kaybetti. Önce dedesi Abdulmuttalip ,sonrada amcası Ebu Talip tarafından himaye edildi. Gençlik yaşlarında ticaretle meşgul oldu ve bu sayede Arabistan ın birçok yerini tanımaya imkan buldu. Ahlâki ve dürüstlüğünden dolayı kendisine “ Muhammedül Emin “ dendi. 25 yaşında iken Hz. Hatice ile evlendi. 40 yaşında kendisine ilk vahiy geldi. Hz. Muhammede Cebrail adlı melek tarafından gönderilen ilk ayette “ Oku! Yaradan Rabbinin adıyla oku “ denilmekte idi. Hz. Muhammed e ilk inananlar Hz. Hatice , Hz. Ebubekir , Hz. Ali , Hz. Zeyd ve Hz. Osman dır. İslamiyeti kabul edenlerin sayısı zamanla arttı. Müşrikler putperestler hemen islamiyete ve Müslümanlara karşı cephe aldılar, onlara baskı uygulamaya başladılar. **__! İslamda köle- efendi ayrımı olmadığından Mekkenin ileri gelenleri mevki ve nüfuslarını yitirmekten endişelendirler. İslamda “ tevhid “ inancının Arapların “ atamızın dini “ dedikleri , putperesliği ortadan kaldıracağından kaygılandılar. Müslümanlara yapılan baskı ve zulüm artınca Hz. Peygamber bazı müslümanların Habeşistana göç etmelerine müsaade etti 619. **__! Habeşistan hükümdarı Hristiyan olup adaletiyle tanınan biri idi. **__! Bu olay islam tarihinde ilk hicret olayıdır. İki halife halinde yapılmıştır. İslamiyet , Mekke dışında Kâbe yi ziyarete gelenler arasında da yayıldı. Müslüman olan Medineliler, Akabe denilen yerde Hz. Peygambere bağlılık sözü verdiler. Buna “ I. Akabe Biatı “ denilmişti. Medineli müslümanlardan daha büyük bir topluluk , 622 senesinde Akabe de Hz. Peygambere bağlılıklarını yenilediler II. Akabe Biatı. Onu Medineye davet ettiler. Bu durum Müslümanların Medineye hicretinde etkili olmuştu. Müşriklerin müslümanlara yaptıkları eziyet artık dayanılmaz hale gelmişti. Kureyş in müşrikler zulmünden kurtulup dinlerini serbestçe yaşabilmek için Müslümanlar Hz. Peygamberin izniyle Mekkede Medineye göç ettiler. En son hicret edenler ise, Hz. Peygamber ve yakın arkadaşı Hz. Ebubekir oldu.622. İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından birisi olan Hicret olayı üzerine , Müslümanlar rahat bir nefes aldılar. Hz. Peygamber, Medinelilerle yahudiler dahil bir sözleşme yaptı. Tarihe “ Medine Sözleşmesi “ diye geçmiş olan bu bölgede , Hz. Muhammed , Müslümanlar ve Yahudilerin karşılıklı .... ve vazifeleri belirtilmekte idi. Buna göre Yahudiler , din ve ibadetlerinde serbest olacaklar , Medine ye bir düşman saldırısı olursa müslümanlarla birlikte şehri savunacaklardı. **__! Hicret , Hz. Ömer zamanında kabul edilen Hicri takvimin başlangıç senesi olmuştur. Türkler islamiyette girdikten sonra Hicri Takvimi kullanmaya başlamışlardır. Hz. Peygamber , Medine de ilk islam Devletini kurdu. Kurduğu devlete “ Medine Site Devleti “ denilmişti. Hicretin Sonuçları 1_ Müslümanlar Putperest ayakların baskısından kurtulmuştur. 2_İslam inkilâbının başlangıcı olmuştur. 3_Mekkelilerin Müslümanlar üzerindeki baskıları sona ermiş ve islamiyetin yayılması hızlanmıştır. Ensar ile Muhacir kardeş ilan edilmiştir. Hicretin yapıldığı yıl hicri takvimin başlangıcı ilan edildi. ___HZ. PEYGAMBERİN SAVAŞLARI___ Bedir SAVAŞI 624 Nedenleri: 1. Müslümanların şam ticaret yolunu tehtid edmeleri 2. Müslümanların Mekkede yağmalanan mallarına karşılık Suriyeden , Mekke ye gitmekte olan Ebüsüfyan yönetimindeki Ticaret kervanı ele geçirmek istemeleri. Sonuçları: 1. Müslümanların ilk savaşı ve ilk zaferi , Şam ticaret yolu kısmen müslümanların eline geçmiştir. 2. Medinedeki Yahudilerin bir kısmı Mekkelilerle iş birliği yaptığı için Hz. Muahmmed tarafından Medine den çıkarılmıştır. 3. Müslümaların morali ve gücü arttı. 4. Müslümanlar bol miktarda ganimet elde ettiler. *İslam savaşı hukukunun esasını teşkil eder. Ganimetlerin beşte biri devlet hazinesi için ayrıldı, kalanı savaşlara taksim edildi. Bu esas, sonraki islam devletlerinde de uygulanmıştır. Uhud SAVAŞI 625 Nedenleri: 1.Müşriklerin Bedir mağlubiyetinin intikamını almak. 2.Müslümanların daha fazla güçlenmelerini önlemek ve şam ticaret yolunun emniyetini sağlamak istemeleri bu savaşın sebebidir. 3.Medineden çıkarılan yahudilerin savaşa teşvik etmesi. Sonuçları: 1. Mekkelilerin savaşı kazandılar. 2. Hz. Muhammede iteatin önemi anlaışdı. 3. Hz. Muhammed yaralandı , müslümanlar mağlup oldular. **__! Uhud savaşı Müslümanların ilk yenilgisidir. Bu savaştan sonra, Medine Sözleşmesini bozdukları için Beni Nadir Yahudileri Medineden uzaklaştırmışlardır. Bunlar heybere giderek yerleşmişlerdir. Hendek SAVAŞI 627 Nedenleri: Uhud savaşında umduklarını bulamayan Mekkeliler, Müslümanları tamamen ortadan kaldırmak için Medine üzerine doğru hareket ettiler. Şehrin savunmasız yönü Selman-ı Farisi adındaki İranlı bir müslümanın teklifi üzerine hendekle çevrildi. Sonuçları: 1. Savaş müslümanlar tarafından kazanılmıştır. 2. Mekkelilerin müslümanlar üzerine düzenledikleri son saldırı olmuştur. 3. Bu savaştan sonra mekkeliler savunmaya, Müslümanlar taaruza geçmişlerdir. Hudeybiye ANTLAŞMASI 628 Müslümanlar hac yapmak için 1500 kişilik topluluk ile Mekkeye doğru hareket ettiler. Bunu savaş olarak değerlendiren Mekke ise savaşa hazırlıklı idi. Mekke yakınlarında Hudeybiye denilen yerde iki taraf görüşmeler sonunda antlaşmaya vardılar. Zira müslümanların bir barış ortamına ihtiyaçları vardı. Bunu Hedeybiye Antlaşması denir.628 Görünüşte Antlaşma maddelerinin bazıları Müslümanların aleyhindedir. Bunlar: 1. Her iki taraf 10 yıl boyunca birbirleriyle savaş yapmayacak. 2. Bu yıl hac olmayacak , ertesi yıl Müslümanlar hac edebilecek , Mekkeliler hac sırasında 3 gün şehri boşaltacaklardır. 3. Müslümanlarla Mekkelilerin istedikleri kabileler ile ittifak yapabilecekler. 4. Reşid olmadan islamiyeti seçen Mekkeliler Medineye alınmayacak , Mekkeye iade edileceklerdir. 5. Medineden Mekkeye geri dönmek isteyenlere Medine İslam Devleti karışmayacak. 6. Hiç kimsenin canına ve malına zarar verilmeyecek himayeleri altında bulunan kabilelere askeri yardım yapılmayacaktır. Sonuçları: 1. Müslümanların siyasi bir varlık olarak imzaladıkları ilk antlaşmadır. 2. Kureyşliler müslümanların bir güç olarak resmen bu bölge ile tanıdılar. 3. İlk bakışta müslümanların aleyhinde görünüyorsa da daha sonra elihe döndü. 4. Müslümanlar güney sınırlarını güvence altına aldılar. 5. Mekkenin önde gelen komutan ve siyasi liderlerrri silam dinine girdiler. 6. Her iki tarafın eşit haklara sahip olduğu bu belgeyle ortaya çıktı. 7. Taraflar arasındaki sert düşmanca tavırlar yumuşamış, sosyal ve ticari ilişkiler artmıştır. 8. Hudeybiye , Müslümanların askeri başarılarının en açık bir yazılı belgesi olmuştur. Hayberin Fethi 629 –Hayber Kalesi Hayber Yahudileri Mekkelilerle iş birliği yaparak Müslümanlar için devamlı bir tehlike oluşturuyorlardı.Hz. Peygamber bu tehlikeden kurtulmak için hemen harekete geçti ve beraberindeki bin beş yüz Müslümanla Hayber Kalesini Kuşattı. Hayberliler Hz. Peygamberin hızlı hareketi nedeniyle kuşatma için hazırlık yapamamışlardı. Bu yüzden daha fazla direnmeden teslim oldular. Sonuçta Hz. Peygamber tarımdan elde ettikleri ürünlerin yarısını vermeleri şartıyla Yahudilere topraklarını geri verdi.629. Hz. Peygamber ve Müslüman Hudeybiyeden bir yıl sonra , antlaşmanın tanıdığı hakka dayanarak Kâbeyi ve Mekkeyi ziyaret ettiler. Mute SAVAŞI 629 Nedenleri: 1. Bizansa bağlı Gassani kralının islam elçisinin öldürmesi 2. Müslümanlardan oluşan bir keşif kolunun pusuya düşürülmesi. Sonuçları: 1.Her iki tarafta savaşta üstünlük sağlayamadı. Önemi: Mute savaşı Bizans İmparatorluğu ile Müslümanlar arasında ilk savaştır. Mekkenin Fethi 630 Bir süre sonra Mekkeliler iki kabile arasındaki mücadele taraf tutarak Hudeybiye Antlaşmasına uymadılar. Hz. Peygamber bu durumda , bir sefer için hazırlıklara başladı. Mekke civarındaki dağların arkasında ordugâhını kurduğu zaman on bin kişilik bir kuvveti vardı. Mekkeliler ordugâh kuruluna kadar müslümanların hareketinden haberdar olmamışlardı. Bu arada Mekkenin en büyük reisi Ebu Süfyan müslüman keşif birliklerinin eline esir düştü. Hz. Peygamber müslüman olan Ebu Süfyanı ertesi günü serbest bıraktı. Bu sırada müslüman ordusu dört yönden Mekkeye girmeye başladı. Ayrıca Ebu Süfyan , müslüman ordusunun büyüklüğünü anlatarak direnmenin faydasız olduğunu Mekkelilere söylemişti. Böylece Mekkeliler savaşmadan müslümanlara itaat ettiler. Hz. Pegamber şehre girdikten sonra Kâbeye gitti ve orada putları kırdırdı. Düşmanları ve eski Hemşerilerine büyük bir alçak gönüllülükle konuşarak “ Hepiniz Hürsünüz “ dedi. Bu sözlerin Mekkeliler üzerinde büyük etkisi oldu. Kendiliklerinden islam dinini kabul ettiler. Huneyn SAVAŞI ve Taif SEFERİ 630 Nedeni: Putperestler, müslümanlara karşı Taiflilerle birleşerek Huneyn denilen yerde toplanmışlardı. Üzerlerine yürüyen İslam ordusuna yenilerek Taif e sığındılar. Ancak Taif alınamadı. Taifliler 631 yılında müslümanlığı kabul ettiler. Sonucu: Hicaz başta olmak üzere Arabistanın büyük bir kısmı İslam dinine girdi. Hz. Muhammed müslüman olmayan Araplarla son mücadelesini yapmıştır. Huneyn Zaferi, Mekkenin fethini tamamlayıcı bir özellik gösterir. Tebük SEFERİ 631 Bir Bizans ordusunun müslümanlar üzerine yürüdüğü haberi duyulunca Hz. Peygamber büyük bir ordu ile Suriye üzerine sefere çıktı. Haberin asılsız olduğu anlaşıldı. Bunun üzerine geri dönüldü. Bölgedeki bazı kabileler Gassanilerin büyük bir kısmı müslüman oldular. **__! Tebük seferi Arabistan dışına yapılan ilk seferdir. Tebük seferi müslümanların Bizans üzerine sefer yapacak kadar kuvvetli olduğunu göstermektedir. Bu sefer Hz. Peygamberin son seferidir. Veba salgını olduğundan Suriyeye gidilmekten vazgeçilmiştir. Bu durum tarihte ilk karantina sisteminin uygulanmasıdır. Veda HACCI ve Veda HUTBESİ Tebük Seferinden sonra Medineye dönen Hz. Muhammed ertesi yıl kalabalık bir müslüman topluluğu ile Mekkeye hac yapmaya gitti. Bu hacca islam tarihinde “ Veda Haccı “ denir. Hz. Muhammed bu hacda haccın nasıl yapılcağını müslümanlara bizzat kendisi göstermiştir. Hz. Muhammed in aynı yıl içerisinde vermiş olduğu hudbeye de “ Veda Hutbesi “ denir. Bu hudbede cahiliye devrinin sona erdiğini, kölelik ve efendilik müessesinin ortadan kalktığını, herkesin eşit olduğunu belirtmiştir. Hz. Muhammed bu Hutbesinin sonunda Kur-anı Kerimin tamamlandığı ve görevinin sona erdiğini bildirerek müslümanlara veda etmiştir. Veda Haccından sonra Hz. Muhammed Medineye dönmüş rahatsızlıklarının giderek artması üzerine imamlık görevini Hz. Ebubekire bırakarak, 8 Haziran 632de Pazartesi günü vefat etmiştir. Mezarının ismi Rauza-i Muhtahhara dır. Vefat eden Hz. Muhammed , Medineye defnedildi. İslam tarhinde Hz. Muhammed in vefatıyla “ Dört Halife Dönemi “ başlamıştır. DÖRT HALİFE DEVRİ 632-661 Hz. Muhammedin vefatından sonra Hz. Ebubekir le başlayıp , Hz. Ali ye kadar süren döneme Dört Halife Devri denir. Bu dönemde halifeler seçimle başa geldikleri için bu döneme Cumhuriyet Dönemi denir. Bu dönem İslamiyetin yayılması ,kökleşmesi ve kuvvetlenmesi bakımından önemlidir. Hz. Ebubekir DÖNEMİ 632-634 Hz. Peygamberin ölümü ile ortaya çıkan yalancı peygamberlerin ve zekât vermeyenlerin isyanlarını bastırarak Arap Yarım adasından siyasi birlik sağlanmıştır. Kur-anı Kerim kitap haline getirilerek özgün halinin korunması sağlanmıştır. Halife, komutan ve yüksek dereceli memurlara maaş bağlanmıştır. Arap Yarım Adası dışında ilk kez fetihlere başlanmıştır. İslam ordularının düzenli olarak fetihle görevlendirildikleri ülke Suriye olmuştur. Husamin Zeyd komutasındaki ordu Suriyeye , Halid Bin Velid komutasındaki ordu Iraka gönderilmiştir. Müslümanların Güney Filistini ele geçirmelerinin üzerine Bizans elli bin kişilik bir orduyu Suriyeye göndermiştir. Bunun üzerine Halid Bin Velid Suriyeye gelip İslam ordularının başına geçmiştir. İki ordu Yermük Irmağı kıyılarında savaşmışlar ve müslümanlar Bizans ordusunu Yenilgiye Uğratmışlar.634. Yermük Zafer, inin Sonucu: * Suriyenin kapıları islam ordularına açılmıştır. Hz. Ebubekir Yermük Zaferinden sonra 23 Ağustos 634 de vefat etmiştir. Aziz dostu Hz. Muhammed in yanına defnedilmiştir. Hz. Ömer DÖNEMİ 634-664 Hz. Ebubekir hastalandığı zaman tavsiyetname hazırlayarak kendinden sonra msülümanlar arasında karışıklık çıkmasını önlemek için Hz. Ömer Halife olmasını istemiştir. Böylece Hz. Ömer hiçbir itiraz meydana gelmeden halife olmuştur. Hz. Ömer başa geçinci Halid Bin Velidi ordu komutanlığına alarak, Ebu Hubeydeyi atamıştır. İslam ordusu 635 de Şamı Dimaşk kuşatmış ve altı ay süren mücadeleden sonra şehri ele geçirmiştir. Suriye nin fethi tamamlandıktan sonra msülümanlar Kudüse ilerlemiştir bunun üzerine Kudüs Bizanstan yardım istemiş imparator Herakleois deniz yoluyla Kudüse yardım göndermiştir. Suriyedeki tüm islam orduları Arm ve As başkanlığında birleşerek Bizans kuvvetleri ile karşılaşmışlardır. 636 yılında yapılan “ Ecnadin “ savaşını müslümanlar kazanmış , ardından Kudüs ü kuşatmışlardır. Kudüs Patri halifeye teslim olacağını bildirince şehir savaş yapılmadan msülümanların olmuştur. Irak CEPHESİ * Köprü Savaşı 634: İslam orduları Fırat Nehri kenarında İran ordularıyla karşı karşıya gelmiş ve savaşı kaybetmişlerdir. Komutan Ebu Veyde ve pek çok islam askeri şehit olmuştur. * Kadisiye Savaşı 636: Irak cephesindeki ordunun başında Sad Bin Ebi Vakkas vardır. Müslümanlar ile Sasaniler Küfe yakınlarında Kadisiye denilen yerde tekrar karşılaşmışlardı. Savaşı islam orduları kazanmıştır. Sonuçları: 1. Böylece Irak müslümanların eline geçmiş, İran yolu açılmıştır. 2. Bu savaşın ardından Sasanilerin başkenti Medain şehri ele geçirilmiştir.632 * Celula Savaşı 637: Bu savaş msülümanlar kazanmışlardır. Sasanilerle yapılmıştır. Müslümanlar bu arada Basra ve Kûfe de yeni askeri üsler kurarak ordularını takviye etmişler ve güçlerini arttırmışlardır. * Nihavend Savaşı 642: İranlılar topladıkları kuvvetlerle müslümanlar üzerine tekrar saldırmışlar ve Nihavend de yapılan savaşı msülümanlar kazanmıştır. Sonuç: İran ordusu dağılmış ve İran şehirleri tamamen müslümanların eline geçmiştir. Irak ve Suriye seferlerinden başka İslam orduları El_Cezire Yukarı Mezepotamya yönelmişler 639 yılında Urfa , Harran ve Diyarbakır feth edilmiş ve 634-664 yıllarında Azerbaycan , tamamiyle feth edilmiştir. Önemi: Nihavend savaşlarıyla , müslümanlar sınır komşusu olmuşlardır.Karluklar ve Türkişler Suriye nin fethinden sonra Mısır müslümanlar için bir hedef haline gelmişlerdir. Mısır Bizans hakimiyeti altındaydı ve ağır vergiler veriyorlardı. 642 yılında Mısır ın fethinden sonra Lidye ve Trabulusgarb islam ordularınca feth edildi. _ Hz. Ömer Döneminde Yapılan Düzenlemeler_ 1. İlk kez divan teşkilatı kuruldu. 2. Adli teşkilat kuruldu. Vilayetlere validen ayrı olarak kadılar atandı. 3. Feth edilen ülkelerin yönetim birimlerine ayrılmasıyla büyük iller ortaya çıktı. 4. Irak, Mısır, Suriye , Cünd adı verilen devamlı ordugâh şehirleri kurulmuştur. 5. Hicri takvim hazırlanarak kullanılmaya başlanmış 6. Ekonomik alanda yenilikler yapılmıştır. 7. Askeri amaçlı ikta sistemi uygulanmıştır. Hz. Ömer son derece sade bir hayat yaşayan adaletli yönetimi ile herkesin güvenini kazanan islam devletlerini sınırlarını Lidyadan Horasana kadar ve Kafkasyaya kadar genişleten Hz. Ömer 644 yılında İranlı bir köle tarafından hançerlenerek öldürülmüş ve şehit olmuştur. Hz. Osman DÖNEMİ 656 Hz. Ömer vefat etmeden önce yerine geçecek halifeyi belirlemek üzere Hz. Muhammed in eski arkadaşlarından 6 kişiyi görevlendirmişti. Bu arkadaşların yaptıkları görüşmeler sonucu Hz. Osman Halife seçilmiştir. Hz. Osman fetih hareketlerine devam etmişler. Bu dönemde islam orduları Kafkaslarda Hazarlar ile karşılaşmışlardır. İslam orduları sık sık Torosları aşarak Anadolu içlerine kadar akınlar düzenlemişlerdir. Bizansın eline geçen İskenderiye geri alınmıştır. Anadoluda islam orduları Kayseriye kadar ilerlemişlerdir. Kafkasların bir kısmı ve burada Hazar Türkleriyle savaşılmıştır. Horosanı alan islam orduları Ceyhun Nehrini geçecek Asya içlerinde ilerlemişlerdir. Böylece Türkler ve müslümanlar arasındaki savaş başlamıştır. Suriye sahillerinde ilk islam donanması kurulmuştur. Şam valisi Muaviye tarafından kurulmuştur. Muaviye Kıbrısı kuşatarak 649 yılında almıştır. İslam tarihindeki ilk karşıklıklar bu dönemde çıkmıştır. Hz. Osman yumuşak huylu ve iyi niyetliydi. Başta valilikler olmak üzere ordu komutanlıklarına ve önemli görevlerine Ümeyye ailesinden akrabalarına getirmiştir. Bu valilerin idaresinden memnun olmayanlar ve münafıklarında kışkırtması Hz. Osmana karşı muhalefete başlamışlardır. Yaşlılığından dolayı Hz. Osman kendisine karşı oluşturulan bu muhalefeti bastırmakta güçlük çekiyordu. Bu arada Mısır, Basra ve Kûfeden 500 kişilik bir grup Medineye gelerek ortalığ karıştırdılar. Bundan sonra olayların önüne geçilemedi. Ve Hz. Osman evinde Kur-anı Kerim okurken 17 Haziran 656 da bu grup tarafından şehit edildi. Bu olay daha sonraki yıllarda meydana gelebilecek huzursuzlukların temelini oluşturdu. Çeşitli şehirlerde Kur-anı Kerim ayetlerinin farklı şekillerde okunması üzerine Kur-anı Kerim çoğaltılarak ordugâhlara ve öenmli merkezlere gönderilmiştir. Bu Hz. Osman döneminin en önemli olayıdır. Horasan ve Harzem fethedildi. Hz. Ali DÖNEMİ 656-661: Hz. Osmanın şehit edilmesinden sonra halifelik Hz. Aliye teklif edilmiştir. Hz. Ali önceleri bu teklifi kabul etmediysede ısrarlar karşısında olumlu cevap vermiştir. Hz. Ali döneminde halife olduktan sonra Hz. Aişe , Zübeyr Avvam ve Talha Bin Ubeydullah, Hz. Osman katillerinin derhal cezalandırılmasını istemişlerdir. Hz. Ali Kûfeye gelerek buradan yardım aldı. Basra üzerine yürüdü. Hz. Ali nin Barış çabaları snuç vermeyince iki taraf arasında savaş başladı. * Camel Vakası Deve Savaşı 656: Çatışma , Hz. Aişe nin devesinin etrafında geçtiği için bu savaşa “ Deve Savaşı “ denmiştir. Yapılan savaşta Zübeyr ve Talha şehit edilmiştir. Aişe ye dokunulmamıştır. Savaştan sonra Hz. Ali dönmemiş Kûfeyi merkez yaparak , Irak ı kontrolüne almıştır. Ancak Şam valisi Hz. Alinin halifeliğini tanımayarak mucadeleye devam etmiştir. Hz. Osman ın katillerini cezalandıracağını ilân etmiştir. * Sıffın Savaşı 657: Hz. Alinin barış teşebbüsleri yine sonuçsuz kalınca iki taraf arasında savaş çıkmıştır. Temmuz 657 de Fırat Nehri kıyısında Sıffın adı verilen yerde başlayan savaşta Muaviye yenilirken Amr Bin As ın teklifi üzerine askerler mızraklarının ucuna Kur-anı Kerim saifelerini takmış ; “ Aramızda Kur-anı Kerim hakem olsun “ demişlerdir. Hz. Ali kendi askerine bunun hile olduğunu söylesede askerler bunu dinlememişlerdir. Bunu üzerine islam tarihinde hakem olayı denilen bir hadise gerçekleşmiştir. Arm Bin As Muaviyenin , Ebu Musa El-Eşari ise Hz. Ali nin hakemi olmuştur. İkisi yaptıkları görüşmelerden her iki tarafın halife olmasını yeni bir halife seçilmesini kararlaştırmışlardır. Yinede bu kararlar islam dünyasının bölünmesini engelleyemedi. Hakem olayından sonra islam dünyasından sonra Hz. Ali yanları, Hz. Muaviye yanları ve her ikisini de kabul etmeyen hariciler olarak ayrılmıştır. Hz. Ali tarafına Şîî, Hz. Muaviye tarafına Emevi denirdi. * Nehrevan Savaşı 659: Hariciler Hz. Alinin üzerine yürümüştür. Halkıda isyana teşvik etmişlerdi. Bunun üzerine Hz. Ali bu olayı Nehrevan savaşıyla dağıtmıştır. Hariciler islam dünyasının bu şekilde dağılmasını Hz. Ali , Hz. Muaviye ve Arm Bin As ı sorumlu tutarak suikast yapmaya karar vermişlerdir. Hz. Ali şehit edildi, diğer ikisi kurtulmuştur. Böylece dört halife devri kapanmıştır. _DÖRT HALİFE DEVRİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ_ · Halifeler seçimle iş başına gelmişlerdir. · Bu dönemde Arap milliyetçiliği yapılmamıştır. · Türklerle ilk siyasi ilişkiler bu dönemde başlamıştır. · İslam Devleti bölgenin en önemli siyasi gücü haline gelmiştir. · Sistemli bir devlet teşkilatı oluşturulmuştur. EMEVİLER 661-750 Hz. Ali nin şehit edilmesinden sonra islam dünyası, Emevi ailesinden Muaviyenin eline geçti. Muaviye, Emevi devletini kurduğu sırada ırkta bulunan müslümanlar da Hz. Alinin büyük oğlu Hz. Hasan ı halife seçmişlerdi. Hz. Hasan Muaviyenin ordu topladığını duyunca, bazı şartlarla halifelikten vazgeçti. Ancak, muaviye sözünde durmadı. Hz. Hasan ın ölümünden sonra , oğlu Yezidi veliaht ilân etti. Muaviye devrinde halifelik , babadan oğula geçen bir saltanat haline geldi. Yezid DÖNEMİ 680-683: Yezidìn halifeliğine Hz. Hüseyin karşı çıkınca , Hz. Huseyin ve onun çok az sayıdaki taraflarını Kerbelâ da şehit etti 681. ÖNEMİ: İslam dünyası , bu olaydan sonra kesin olarak Sunnî ve Şîî mezheplerine ayrılmıştır. Bu devirde Ukbe Bin Nafî , Kuzey Afrikanın fethini tamamlamıştır. Abdülmelik DÖNEMİ 685-705: Emevilerin en parlak dönemidir. Arapça resmi dil ilân edildi. İlk defa Arapça yazılı paralar basıldı. Velid DÖNEMİ 705-715: Abdülmelik 705 yılında ölünce yerine oğlu Velid geçti. Bu dönem Emevilerin en parlak ve en hızlı geliştiği dönemdir. Doğuda Türklerle sert mücadeleler sonunda müslümanlar bir yandan Hindistan a ulaştılar. 771 yılında Tarık Bin Ziyad komutasındaki müslümanlar Avrupaya İspanya yoluyla geçtiler. İspanyaya Vizigotları yenen Tarık , Kuzeye doğru ilerledi ve İspanya fethedildi. Velidin 715 te ölümünden sonra duraklama dönemine giren Emevi Devleti fetih hareketlerine girişemedi. 716 yılındaki İstanbul kuşatması başarırız kaldı. Ömer Bin Abdülaziz döneminde yeniden toparlanıldıysa da bu uzun sürmedi. Bu durgunluğu gidermek için son halifelerden Hişam zamanında İspanya üzerinden Fransaya yüründüyse de bu olay bozgunla sonuçlandı. * Putavya Savaşı 732: _Nedeni: Müslümanların Avrupa içi, Hristiyanlığın merkezi olan İtalyaya doğru ilerleyerek islamiyeti yaymak istemeleri , Avrupalıların da müslümanlara karşı birleşerek onları Fransadan atmak istemeleri. 732de yapılan savaşta başta Franklar olmak üzere , Hristiyan Avrupalılar Emevileri bozguna uğrattılar. _Sonucu: Müslümanların Batı Avrupadaki ilerleyişlerinin durmasına hatta gerilemesine neden olmuştur. Müslümanlar buradan daha ileriye gidemediler. İslam Dünyasını olmusuz yönde etkileyen ilk büyük savaş Putavya dır. Zayıflamaya başlayan Emeviler devletinde merkezi otorite de bozulunca 750 yılında Ebu Müslim Horasani komutasındaki Abbasileri temsil eden ordu, Emevilere son verdi. Emevi Devletinin Yıkılış Sebepleri: · Emeviler Arap olmayan müslümanları “ Mevali “ azat edilmiş köle gözüyle görmeleri Emevilere karşı kin ve husumet uyandırmıştır. · Sonradan müslüman olanlardan cizye vergisi almaya devam etmeleri. · Emevi fetihlerinin İspanyada ve Asyada durulmuş olması. · Şîî ve Haricilerin devleti zayıflatmak için faaliyetleri. · Sınırların genişlemiş olması nedeniyle, merkezi idarenin kontrolünün zayıflaması. · Zevk ve sefanın artmış olması. _Yıkılışı: Horasan bölgesinin komutanı Türk asıllı Ebu Müslim isyan ederek Hz. Peygamberin amcası Abbasın soyundan gelen Ebul Abbas Abdullahı halife etti. Emevi sülalesinden yakalananlar öldürülmüş. Kurtulanlardan , Abdurrahman , İspanyaya giderek “ Endülüs Emevi Devleti” ni kurdu 756. *__! Endülüs Emevi Devletinin kurulmasıyla islam dünyasında Abbasi ve Endülüs Emevi Devleti olmak üzere iki siyasi güç ortaya çıktı. ABBASİLER DEVLETİ DÖNEMİ 750-1258 Emeviler 750 yılında ortadan kaldırılan Abbasiler İslam Dünyasına kısa zamanda hakim oldular. İlk Abbasi halifesi Ebul Abbas Abdullah tır. İslam devletini dağılmaktan kurtarır ve güçlendirir. Daha ilk yılında Çinlilerle Orta Asyaya hakim olabilmek için Talas Irmağı kenarında büyük bir meydan savaşı yapıldı. Türklerde bu savaşta ilk defa olarak müslüman Arapları destekledikleri için savaşı müslümanlar kazanmıştır. Talas savaşı Abbasi Devletinde olumlu etki yaparak ve devlet bütün İslam Dünyasında kabul görecektir. Daha sonra güçlenen Abbasiler Iraka önem verecekler ve başkenti Bağdata taşınacaklardır. Daha sonraları Bağdat büyük bir kültür merkezi haline gelecektir. 786-805 yılları arasında Abbasilerin lideri olan Harun Reşit bu devlete en parlak dönemini yaşatmıştır. Devleti siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel yönlerden en iyi dönemini yaşatmıştır. Bizansla mücadele edilmiş ve büyük başarılar sağlanmıştır. Abbasiler Harun Reşidin oğulları zamanında gücünü devam ettirdi. Emin , Memun ve Mutasım dönemlerinde türkler Abbasi ordusunda hizmet ettiler. Üst kademelere kadar yükseldiler. Böylece IX. Yüzyıldan sonra Abbasiler Devletinde Türkler etkili rol oynadılar. Yine bu dönemlerde Bizanslılardan korunmak için sınırlarda türklerden oluşan Avasım şehirleri kuruldu. Asrın ikinci yarısından sonra hakim olduğu sahalara özerklik muhariyet tanıdı. Böylece bazı küçük devletçikler çıktı ki bunlar “ Tavaifül Mulk ” denildi. Bu devletlerden bazıları şunlardır: Tolunoğulları , İhşitler, Tahiroğlulları, İdrisiler, Ağlebiler vb. Ayrıca 10. asırdan sonra Şîî Fatımiler Kuzey Afrikada etkili olunca Abbasiler bu asırdan sonra Kuzey Afrikada varlık gösteremediler. 1055 yılında Tuğrul Bey Bağdatı Şîî Büveyh oğlullardan kurtardıktan sonra siyasi gücü eline aldı. Böylece Abbasiler islam dünyasındaki güçlerini Selçuklu Türklerine bıraktılar. Zayıflamış olan Abbasi Halifeliğine 1258 yılında İlhanlı Moğolları Hülagu son verdiler. İslam Dünyasına Osmanlılardan sonra en uzun ömürlü hanedan olan Abbasiler İslam Dünyasına birçok alanda büyük katkıda bulunmuştur. _ · Abbasilerin Genel Özellikleri · _ · İslam tarihinde ilk medreseler, vezirlikler ve anlam da Divan teşkilatı bu dönemde kurulmuştur. · Sadece Arapları ön planda tutan değil bütün müslümanlara eşit davranab bir devletti. · Hiçbir zaman Avrupaya sahip olmamışlardır. İlk Çağ Yunan, Roma klasikleri Arapçaya tercüme edilmiştir. · Türklerle yakın ilişkiye girilmiş ve türkler bu dönemde müslüman olmuşlardır. · Irak önem kazanmıştır. · Bilim ve tekniğe çok büyük önem verilmiştir. İslam dünyası bu dönemde en önemli kültür merkezlerine sahip olmuştur. Hakim oldukları sahalara özerklikler Tavaifül Mülk tanınmıştır. · Merkezi otorite çok güçlü değildi. · Sınırların genişlemesi savaş yoluyla değil hoşgörüyle gerçekleşmiştir. · Moğollar tarafından ortadan kaldırılmıştır. Böylece sadece Irak değil, Afrika dışında bütün islam dünyası Moğolların tahribatına uğramıştır. · Bu dönemden sonra islam dünyasında genelde Türkler hakim olmaya başlamışlardı. ENDÜLÜS EMEVİLERİ DÖNEMİ 756-149 Emevilerin 750 yılında yıkılışlarından sonra , Abbasilerin egemenliğini tanımayan İspanyadaki müslümanların başına yine Emevi Hanedanından Abdurrahman geçti. Kurtubayı başkent yaparak Avrupa müslümanlarını bu devlet temsil etti. Endülüs Emevileri daha çok ilme öenm vererek mükemmel ilim ve kültür merkezleri meydana getirdiler.1031 yılında bu devlet çeşitli kollara ayrıldı. Bu dönem 1031den 1942 yılına kadar sürdü. Bu dönemde “ Tavaifül Mülk “ devri denir. En etkili devletçilik Beniahmer Devletidir. Askeri ve Siyasi gücünü kaybeden Endülüs Emevilerine 1492 yılında İspanyol Kastilyalılar son verdi. ÖZELLİKLERİ: 1. Sanat , Bilim ve Kültüre en çok önem veren islam devletidir. 2. Sınırları sadece İspanya ile çevrilidir. 3. Avrupada Rönesansa iki eden iki islam devletinden biridir.diğer Osmanlı. __DEVLET TEŞKİLATI__ a- Devlet Başkanı: 1. İslamın siyasi yapısı dini temellere dayanıyordu. 2. Medinede Hz. Muhammed e kurtarıcı gibi bakılması onun hem siyasi hemde dini görevleri yürütmeyi üzerine almasına sebep olmuştur. 3. İlk islam devleti Peygamber efendimiz tarafından kurulmuştur. 4. Halifeler dini ve idari vazifelerin dışında bütün yetkileri de kullanıyordu. 5. İlk dört halife seçimle iş başına geldiğinden bunların zamanına CUMHURİYET DEVRİ de denilir. b- Merkezi Teşkilatı: 1. İslam devletinin merkez teşkilatı ilk önceleri son derece basitti. 2. Fetihlerle devlet sınırları genişleyince ortaya çıkan ihtiyaçları karşılamak üzere yeni müesseseler kuruldu. 3. Merkez teşkilatı Abbasiler zamanında mükemmel hale geldi. 4. Asayiş işlerinde sorumlu olmak üzere “ Şurta Teşkilaı “ kuruldu. 5. Binin emir ve yasaklarına uyulmasının sağlanması,çarşı pazarın konrolü ahlaka aykırı hareketlerin önüne geçilmesi “ Hisbe Teşkilatı “ nın vazifesi idi. 6. Pasta işlerini Divan Berid yönetiyordu. Emeviler zamanında kurulmuştu. 7. Abbasi halifeleri devlet işlerine fazla vakit ayıramadıklarından bunlar adına işleri çekip çevirecek “ vezirlikler “ mühtesiplik gibi görevler ortaya çıkmaya başladı. ORDU 1. İslamın ilk dönemlerinde ordu gönüllerinden oluşuyordu. Cihadı bütün müslümanlar için farz kılınması , onları oloğal asker olarak kabul ediyordu. 2. Sınırların genişlemesi ile asker sevkiyatı güçleşti. Bu yüzden sınır boyları ordugâh şehirler kurulmaya başlandı. **__! Ordugâh şehirlere önce askerler, sonra onların aileleri yerleşiyordu. Böylece hem sınır muhafazası , hem fetihlerin kolaylaması, hem de İslamın yayılması sağlanıyordu. 3. Abbasiler zamanında Türk tesiri ile 10lu sistem islam ordu teşkilatına girdi. 4. İlk islam donanması ise Hz. Osman zamanında Suriyede kuruldu. ADALET Hicretten sonra adalet işlerine bizzat Hz. Muhammed bakıyordu. Hz. Ömer zamanında devlet sınırları genişleyince her vilayette kadılıkları kuruldu. DİN VE İNANIŞ İslam kelimesi , Allahın irade ve isteklerine teslim olmak demektir. İslamiyeti kabul edenlere Müslüman denir. Müslüman ; kendisini , nefsini ve bütün varlığını Allaha teslim etmiş. Allah ın birliğine inanmış , bu suretle selamete erişmiş insan demektir. İslam dinin temeli Kur-anı Kerim dir. Kur-anı Kerim Allah tarafından Hz. Muhammed e gönderilen vahiylerin bir araya toplanmasıyla meydana gelmiş ve bu güne kadar da hiç bir değişikliğe uğramamamıştır. Her dinde olduğu gibi islam dininde imana ve ibadete ilişkin esasları vardır. _İmana ilişkin esaslar: Müslüman olmak için bazı şartlar kabul etmek mecburiyeti vardır. Bunlara imanın şartları denir. Bu şartlar şunlardır: 1. Allahın birliğine inanmak 2. Meleklere inanmak 3. Kutsal kitaplara inanmak 4. Peygamberlere inanmak 5. Ahiret gününe inanmak 6. Kader, hayır ve şer herşeyin allahtan geldiğine ve öldükten sonra yeniden dirilişe inanmak İbadete ilişkin esasları: Bir müslümanın islam dininin beş temel şartına uyması Allah tarafından farz kılınmıştır. Bu şartlar şunlardır: 1. Kelimeyi şahadet getirmek 2. Günde beş vakit namaz kılmak 3. Yılda bir ay oruç tutmak 4. Zekat vermek 5. Hacca gitmek SOSYAL ve İKTİSADİ HAYAT Sosyal Hayat: İslamiyet bütün müslümanların eşit ve kardeş kabul etmekle birlikte Emeviler zamanında Araplar Kendilerini diğer müslüman milletlerden üstün gördüler devlet yönetiminde bütün önemli görevler ve askerlik Arapların elindeydi. Arap olmayan müslümanlara karşı “ mevali “ deniyordu. İranlılar , Mısırlılar, Berberiler ve Türklerr gibi. Toplumda diğer bir sosyal sınıf “ zımnîler “ gayri müslimler idi. Emevilerin , mevaliyi küçümsemesi , vergi yönünden haksızlıklar yapması , yıkılışlarındaa en önemli sebeplerden biri oldu. Abbasilerin yönetime gelmesiyle , mevalinin durumu değişti. Müslüman olmak şartıyla her milletten kişiler önemli görevlerle gelmeye başladılar. Önce İranlılar, daha sonra Türkler , Sivil ve askeri görevlere getirildiler. Ekonomik Hayat: İslam Devletinde ekonomik hayat Abbasiler döneminde gelişme gösterdi. Devletin tüm gelirleri Beytül-Mal denilen devlet hazinesinde toplanırdı.Hazinenin başlıca gelir kaynakları şunlardı: 1. Öşür: Müslüman halktan alınan onda bir oranda toprak vergisi. 2. Haraç ve cizye: Müslüman olmayanlardan alınan toprak vergisine “ haraç “ sağlıklı gayri müslim erkeklerden , askerlik görevi karşılığı alınan vergiye de “ cizye “ denir. 3. Zekat ve Sadaka: Zengin müslümanlardan alınan bir vergi olup toplanan zekat ve yoksulluklara dağıtılırdı. 4. Ganimet: Savaşlarda elde edilen ganimetin beşte biri hazineye aitti. 5. Diğer Gelirler: Maden , orman , otlak , tuzla gelirleri , yalancı tüccarlardan alınan vergiler ve yabancı devletlerin gönderikleri vergi ve hediyeler. Toplanan gelirler orduya , kale yapımlarına , bayındırlık işlerine , fakir , dul , yetim ve hastalara harcanırdı. Vali ve komutanlara , büyük devlet memurlarına maaş yerine arazi verilirdi. Bu kişiler , kendilerine verilen araziden aldıkları öşür ve haraçlarla geçinirlerdi. İlk altın ve gümüş para Emevi Halifesi Abdülmelik 685-705 zamanında basıldı. Altın paraya “ dinar “ , gümüş paraya “ dirhem “ denirdi. Fetihler sonrasında Irak , Suriye , Mısır , Maveraünnehirde tarım çok gelişti. Abbasiler döneminde tarımın gelişmesi için sulama faaliyetleri başlatıldı ve bataklıklar kurutuldu. Sulanabilen alanlarda, buğday, arpa, pirinç, en çok yetiştirilen ürünler oldu. Yazı , Dil ve Edebiyatı İslamiyet yayılması paralel olarak , Arap alfabesi de yayıldı. Arap harfleri bütün islam ülkelerinde ortak yazıyı oluşturdu. M.Ö IV. Yüzyılda Kuzey Arabistanda bir devlet kurmuş olan Nabatlıların yazısı , Arap harflerinin doğuşuna yol açtı. Arap Alfabesiyle yazı sağdan sola doğru yazılırdı. Bu alfabede bir çok sesli harf yazılmaz bunların yerine “ hareke “ denilen işaretler kullanılırdı. Harfler , kelimelerin başında , ortasında ve sonunda değişik şekiller alınırdı. İslamiyetle birlikte Arapça önem kazandı ve fetihler yoluyla geniş alanlara yayıldı. İslam dünyasında ortak dil durumuna geldi. Arapçanın ortak dil durumuna gelmesinin sebebi; Arapçanın Kuran dili olması ve ibadetin Arapça ile yapılmasıydı. Emevi Halifesi Abdülmelik zamanında Arapça resmi dil olarak kabul edildi. Arapça zamanla gelişerek , bilim ve kültür dili haline geldi. İslamiyet öncesi dönemde Araplar arasında şiirin önemli yeri vardı. Emevilerin zamanında Hz. Muhammedin hayatını anlatan eserler yazılmaya başlandı. Abbasiler zamanında edebiyat alanında felsefi düşünceler yer alırken , Batıdan tercümelerde yapıldı. BİLİM VE SANAT Bilim: İslam dünyasında bilim alanında gelişme , özellikle fen , tıp ve felsefede olmuştur. Bilim alanında gelişme Emeviler döneminde başladı. Bu dönemde İran , Hint , Süryani ve Yunan dillerinden Arapçaya tercümeler yapıldı. Tercüme faaliyetleri Abbasiler döneminde de devam etti. Yapılan tercümeler daha çok tıp , astronomi , fizik , kimya , matematik ve mantık gibi bilim dallarında yapılıyordu. Abbasi ve Endülüs halifeleri , bilim alanındaki çalışmalara büyük destek verdiler. Bağdat ve Kurtuba şehirleri , dünyanın en büyük bilim merkezleri durumuna geldiler. a- İslami Bilimler: Tesfir Kur-anın ayetlerini yorumlamak ve açıklamak ; kıraat Kur-anın doğru okunmasını mümkün kılan bilim dalı ; hadi Hz. Muhammedin çeşitli konularda müslümanları aydınlatmak ve Kur-an ayetlerini açıklamak için söylediği sözler ; fıkıh İslam hukuku ; kelam İmanın esaslarını ortaya koyan ve bunu delilleriyle savunan bilim dalı. b- Aklî Bilimler: Tıp , matematik , kimya , felsefe ve astronomi idi. Müslümanların bu bilim dallarını Arapçaya yapılan tercümeler sonucu tanıdılar. Abbasi Halifesi Mansur zamanında başlayan tercüme faaliyetleri , Harun Reşid ve Memun zamanlarında büyük gelişme göstermiştir. Bu dönemlerde Yununca , Farsça , Hintçe ve Süryaniceden çok sayıda eşer tercüme edildi. Eğitim Öğretim Eğitim ve öğretim konusunda ilk gelişme Abbasiler zamanında başladı. X. Yüzyılda ilk medreseler açıldı. Bu medreselerde tefsir , hadis , fıkıh , kelam gibi islami bilimler okutuldu. İslam dünyasında ilk büyük medreseyi Türkler kurdu. Alp Arslanın emriyle vezir Nizam ül-Mülk tarafından Bağdatta kurulan Nizamiye Medresesi dönemin en büyük ve ileri eğitim – öğretim kurumuydu 1067. Nizamiye Medresesinde , İslam bilimlerin yanı sıra matematik, felsefe, dil ve edebiyat gibi dersler de okutulurdu. Endülüs Emevi devletinde de eğitim ve öğretim de oldukça ileriydi. Kurtuba Medresesi Müslüman öğrencilerin yanı sıra çeşitli Avrupa ülkelerinden gelen Hristiyan öğrencilerden eğitim gördüğü yerdi. Ayrıca Kahire , Gırnata ve Sevil Şehirlerinde de yüksek medreseler açılmıştı. Sanat 1. İlk islam eserlerinin mimari özelliği yoktur. 2. Devletin sınırlarının genişlemesi ve başka kültürlerin tesiri ile islam mimarisi ortaya çıkmaya başladı. 3. İslam mimarisi başkent Şam iken Bizans tesirinde kalmıştır. Başkent Bağdata taşınınca Bizans tesirinin yerini Eski Doğu ve Sasani tesiri aldı. 4. Samerra şehrinin kurulması ile Türklerin mimaride etkileri görülmeye başladı. 5. Gımatadaki El Hamra sarayı batıdaki islam mimarisinin en güzel örneğidir. --İslam Medeniyetinin Diğer Medeniyetlere Etkisi-- İslam Medeniyetinin gelişmesi, dünya tarihinin en önemli olaylardan sayılır. İslamiyet , yıllar boyunca görgü ve dini hoşgörü bakımından Hristiyan dünyasına önderlik etmiştir. Bunun yanı sıra edebiyat , tıp , felsefe gibi bilim dallarında da Batı dünyasına öncü olmuştur. İslamiyeti yaymak amacıyla başlatılan fetihler müslümanları doğuda ve batıda değişik kültür vbe medeniyetlerle karşı karşıya getirdi. Zamanla bu medeniyetlerden etkilenen müslümanlar , kendi inanç ve görüşlerini de katarak islam kültür ve medeniyetini maydana getirdiler Emevilerle başlayan ve Abbasiler döneminde hız kazanan tercüme faaliyetleriyle eski Yunan ve Helenistik dönem eserleri Arapçaya çevrildi. İslam bilginleri bunlardan yararlanırken , aynı zamanda kendi yorumlarını da katarak, yeni eserler ortaya koydular. Bağdat , Kahire , Şam, Kurtuba , bilim kültür merkezleri durumuna geldi. **__! İslam medeniyeti bütün müslümanları ortaklaşa oluşturdukları bir medeniyettir. Geniş ölçüde Bizans ve Sasanilerden etkilenmiştir. _SONUÇ_ İslam Tarihi ile islam islamiyetin nasıl olduğunu , hangi savaşların ve nasıl olduğunu, neler yaşandığını ve birçok fetihlerin yapıldığını öğrendik. Ben şu ana kadar mensup olduğum İslam Dininin geçmişini nasıl doğduğunu kulaktan dolma bilgilerle biliyordum. Okul derslerinde öğrenmiş olduğum bilgiler ve çeşitli kaynaklardan araştırmış olduğum İslam Tarihini çok iyi öğrenmiş oldum. İslam Dini doğduktan sonra İslam Medeniyeti kuruldu. İslam medeniyetinin ilk kurucusu olan Araplar , İslamiyet öncesi dönemde önemli bir medeniyete sahip değildiler. Arağlar islamiyetin verdiği inanç ve heyecanla bir millet haline gelmişlerdir. İslam Medeniyeti Türklerin islamiyeti kabul etmelerinden sonra özelliklede Selçuklular ve Osmanlı Devleti döneminde büyük gelişme gösterdi ve geniş alanlara yayıldı.

Ekleyen : SavaS
Ekleme Tarihi: 10:05:09