Anasayfa

 

Sohbet

 

Forum

 

İletisim

 
 
  Menü


Sohbet
Forum
Ziyaretçi Defteri
İtiraf Ediyorum
İddia
Fıkralar
Hikayeler
Şiirler
Güzel Sözler
Kısa Mesajlar ( Sms )
Astroloji
Burçlar
Rüya Tabirleri
Şifalı Bitkiler
Gebelik - Hamilelik
Çocuk İsimleri
Sağlık
Türk Bayraklari
İller Hakkinda Bilgi
Dini Konular
Radyo Dinle
Sohbet Siteleri
Sohbet Odaları
Bedava Sohbet
Diyetler Rejimler
Yemek Tarifleri
Faydalı Linkler
Ekartlar Resimler

 
  E Kart

Anneler Günü
Araba Resimleri
Arkadaşlık Kartları
Asker Resimleri
Aşk Resimleri
Simli Resimler
Atatürk Resimleri
Babalar Günü Kart
Bayram Kartları
Bebek Resimleri
Doğa Resimleri
Doğum Günü Kartı
Dini Resimler
Gül Resimleri
İmages d'amour
Hayvan Resimleri
Kalp Resimleri
Manzara Resimleri
Özür Dileme Kartı
Özlem Hasret Kartı
Hat Sanatları
Regaib Kandili
Sevgi Resimleri
Sevgililer Günü
Yeniyıl Kartları
Beşiktaş
Fenerbahçe
Galatasaray
Kırmızı Güller
Sarı Güller
Beyaz Güller
Mavi Güller
Pembe Güller
Siyah Güller

 
  Diğer Sitelerimiz
Chatzade
Asilcafe
Asilgurbet
 
Sohbet Kanalları
      #Turkiye
TıkLa
     Asilvatan.Com Sohbet Kanali
      #Asilcafe
TıkLa
     Asilvatan.Com Sohbet Kanali
      #Oyun
TıkLa
     Asilvatan.Com Oyun Kanali
      #Radyo
TıkLa
     Asilvatan.Com Muzik Kanali
      #Kelime
TıkLa
     Asilvatan.Com Kelime Türetmece Kanali
      #Eglence
TıkLa
     Asilvatan.Com Eglence Kanali
 
19 Mayıs 1951

Benim canım sevgilim,
Beni saran kollarından koparken ne kadar isteksizdim, ahh.. Ve hücreme yaklaşırken adımlarım nasıl geri geri gidiyordu bilsen... Hücre- sessiz, acımasız ve umursamaz tavırlı, sahibinin gidişinin farkında değilmiş gibi görünen ama sonunda döneceğini bilerek böbürlenen hücre, orada beni bekliyordu. Dudaklarım, konulmaz bir açlık içinde seninkilerle kenetleneli yalnızca üç gün oluyor. Daha üç gün önce, yıllardır sevdiğim, garip bir aşinalık, garip bir yabancılık duyduğum, sayısız geceler boyu yanında yattığım ve tatlı uyuduğum o varlığa kondu gözlerim. Takvime göre yalnızca üç gün, bana sorarsan aradan birçok evren çağı geçti ve ben seninle sanki hiç konuşmadım da konuştuğumu düşte gördüm. Sevgilim "kendimden geçtim " derken benim yerime de konuşmuş oluyorsun. Tırmandığın basamaklar, içeri girdiğimde beliren görüntün. Manny'nin kulağıma boğuk boğuk gelen sesi, içinde bulunduğumuz oda .. Hepsi ve herşey öyle çılgın bir gümbürtüyle bilincime aktı ki, ağzımı açamaz oldum . Sonra, fiziksel selamlaşmamızın acı veren eşsiz tadına daha tümüyle varmadan, bununla birlikte, içtikçe daha çok susadığımın bilincinde olarak ayrıldığımı ve kaldırılmaz bir masanın aramIıda olduğunu gördum..!
Ahh, Monsieur, Je t'aime, Je t'adore. Büyük yalnızlık duyan karın Ethel

( Ethel ve Julius Rosenberg'lerin hapishanede birbirlerine yazdığı mektuplardan oluşan "Rosenbergler" kitabından.. )

Eylül 1976

FRAU VON STEIN'a

Neden sana acı çektiriyorum, sevgilim?
- Neden hep, ya sana acı çektirmek, yada kendi kendimi aldatmakla geçiyor günler. Biz birbirimizin hiçbirşeyi olmayacaktık; ama herşey olduk. Seninle böyle düpedüz konuşuyorum, çünkü sen her bakımdan anlarsın. Şu var ki ben, herşeyi olduğu gibi görüyor ve bunun için de çIğrımdan çıkıyorum. İyi uyu meleğim ve uyan! Seni artık görmeyeceğim yalnız biliyorsun ya ben kalbimi ah , hepsi saçma, ne soylesem hepsi boş. Yıldızları nasıl seyrediyorsam bundan böyle sana da öyle bakacağım demek! Hele, bir düşün bunu...

Wolfgang von Goethe(Goethe'nin Seçilmiş Mektupları kitabından)
-
Evet beni oraya götüren yıllardır aradığım,nasıl gireceğimi,o kapıyı açacak tılsımlı sözcükleri aradığım gerçek ülkeme taşıyacak şifreyi sen buldun ve yine biliyorum ki senle gidecek.
Senin söylediğin gibi herşey birarada olmuyor.Seni gördüğüm her gün,her gece,her sabah gözlerime yerleşen o pırıltıyı senin de taşımanı istiyordum.Ben varken çalan telefonları çalıp yanında olduğumu söylemeni...
Bütün o kadınları en çok da bir zamanlar şimdi bu duyduklarımı sana yaşatan o kadını unutmanı istiyordum.
Yaşamın bana nasıl bıkkınlık verdiğini bu insanlardan,yüreklerine kazınmış tüm bu kötülüklerden,televizyonda görünce ağladığım savaşlardan,yıkımlardan,bu yoksulluktan,bu ikiyüzlü insanlardan nasıl usandığımı bunları taşıyamayacak denli zayıf olduğumu anlamanı korkarak uyandığım gecelerde anlattıklarımı geçiştirip beni sakinleştireceğine hepsinin doğru olduğunu ama yanımda olduğunu söylemeni istiyordum.
Oysa sen haklıydın,bunların hepsini yaşamıştın.Böylesine acı duyarak,böyle herşeyimin sana çarpıp zedelenmesine izin vererek yaşayamayacağımı biliyordun.Evet öğrendim.Şimdi bunca zman sonra bana ne yapmak istediğini anlayabiliyorum.Söylediklerini yapıyorum bu dünyaya geri döndüm.Artık o hala hatırladıkça beni ürperten dalgalanmaları istemiyorum,dakikalarca çalıp açılmayan telefonun sesini ya da makinedeki boğuk cümleleri ne zamandır duymuyorum,bana her gün çiçekler gönderen biri var,her gün gelen çiçekleri seviyorum dünyanın en güzel kadını olduğumu duymak hoşuma gidiyor.Evet haklıymışsın öğrenmem gereken tek şey buymuş suyun üstündeki taşlara basarak yürüyüp gitmek,içine girmemek yansıyan görüntülere bakmamak.
Öyle yapıyorum işte her şey düz bir çizgide gidiyor beklenmedik bir şey yok,şaşırtacak bir şey yok.O her gün aynı saatte arıyor.Aynı saate çiçekler geliyor armağanlar...Onun tam yanında duruyorum bu ne demek biliyormusun tam yanında durmak?
Bir kadın senin ancak arkanda durabiliyor sevgili.Kocaman görüntünün ardında bir yerde gölgenden seçilemiyor.Başkaları da var mı bunu asla bilemiyorsun,bilemedim bence vardı hep vardı ama her keresinde ince söz oyunlarıyla, yüzündeki gergin ifadeyle,gözlerinde yerleşen bıkkınlıklarla beni hep yalanladın.
Şimdi biliyorum;senin tek bir kadınla,tek bir müzik parçasıyla mutlu olamayacağını her sabah kalktığında yeni bir heyecan duymazsan mutsuzluktan öleceğini biliyorum.
Bunu sana yaşatmak istedim.Gerçekten istediğim tek şey buydu seni her sabah uyandığında yeniden mutlu etmek.Böylece çılgınca görüntüler eşliğinde ama benle yaşamanı sağlamak.Oysa senin değişimlerine kapılmaktan,onları izlemekten,onları yorumlamaya çalışmaktan başka bir şey yapamadımki...
Belki doğru yalan söyledim istediğim tek şeyin senle bu sonsuz maceraya girmek olduğunu,her gün yeniden tek bir bakışla,telefonun çalmasıyla,küçük bir kağıda yazılmış sözcüklerle kalp atışlarının hızlanmasını,beklenmedik bir anda tam her şey yoluna girdi derken yerin ayaklarımın altından kayıvermesini bu sonsuz sarsıntıyı istediğimi söylerken yalan söyledim.
Ama beni senden iyi kim anlayabilir?
Belki de aslında hiçbir şey istemiyordum ne istediğimi ne düşündüğümü sözcükler halinde belirginleştiremiyordum bile...Birlikte saatlerce oturduğumuz o ilk gün seni seviyordum ve bunca zaman hep aynı hala aynı seni seviyorum doğrusu bu...
Sürekli bir duvara çarptım,sürekli sanki görünmez bir el beni uzakta tutuyordu.Yapmak istediğim hiç bir şeyi yapamadım.Senin istediğin kadın bu nasıl bir şeydi bilmiyordum,onu olmaya çalıştım,yeter ki o duvar belirmesin,o görünmez el beni yine itmesin diye senin sevimli küçük kızın,senin küçük fahişen,senin dostun evet bunları sende öğrendim.
Birinden delice sevdiğin birinden ayrılmak zorunda olmak ama ayrılırken onu da içinde götürmek,içinde ondan uzaklaştığın her adımda onun içinde büyüdüğünü,içine sığmadığını duymak,kurtulmaya çalışmak,içinde tutmaya çalışmak,boğulmak bütün bir dünyanın,bütün görüntülerin,anıların,çocukluk günlerinin,gelecek düşlerinin,bugünün renklerinin siliniverdiği bir anda yine de ayrılmak zorunda olmak...Bunun ne demek olduğunu biliyormusun?Eminim biliyorsundur.
İşte şimdi senden ayrıldım.Sanki o ilk ayrılık anında içime sığdırmaya çalışıp başaramadığım şey şimdi sakince duruyor.Zaman zaman kalbimi sıkıştıran,karın boşluğundaki o bildik burkulmaya yol açan,ellerim titreten, gözlerimin dolmasını sağlayan o olsa da eskisi gibi değil,duruyor.Sanki içimde katılaşan bir ruh...
Bak artık ağlamıyorum.Kendimi öldüreceğimden korkuyorlardı,kendini öldürmek başka nasıl olabilir ki içindeki coşkuyu,içindeki çocukluğu, içindeki mutluluğu,içindeki her şeye rağmen kendini verişi öldürmekten başka nasıl olabilir?
Bütün bunların olmadığı bir dünyaya geri döndüm.Hepimizin söylediği gibi, hepimizin yaşadığı sürece söylenip durduğu başka şeyler söyleyip yine de onları değil bu katılaşan yüreğinizi bulduğumuz dünyaya geri döndüm.
Belki de tek isteğim birlikte bir şarkı söylemekti... Benim şarkımı basit, sıradan, sevimli bir şarkı ama söylemedin...

  Sözler Mesajlar
Anlamlı Sözler
Atasözleri
Aile için Sözler
Aşk Espirileri
Aşk Sözleri
Duvar Yazıları
Erkek için Sözler
Espirili Sözler
Etkileyici Sözler
Evlilik Sözleri
Güzel Sözler
Komik Sözler
Mani Sözleri
Özenli Sözler
Özlü Sözler
Sevgi Sözcükleri
Sevgi Sözleri
Sitem Sözleri
Türkü Sözleri
Telefon şakaları
Harbi Sözler
Felsefi Sözler
Romantik Sözler
Çin Atasözleri
Aşk Mesajları
Asker Mesajları
Anneler Günü Sms
Ayrılık Mesajları
Babalar Günü Sms
Doğum Günü Sms
Dostluk Mesajları
Günaydın Mesajları
Kadınlar için Sms
Kandil Mesajları
Kurban Bayramı
Komik Mesajlar
Özlem Mesajları
Özür Mesajları
Ramazan Bayramı
Sevgi Mesajları
Sevgililer Günü
Teklif Mesajları
Yalnızlık Mesajları
Yeniyıl Mesajları
Beşiktaş Mesajlari
Fenerbahçe Mesajlari
Galatasaray Mesajlari
Evlilik Mesajlari
Tebrik Mesajlari
 
  Aşk ve Sevgi
Aşk Nedir
Sevgi Nedir
Acaba Seviyormu
Sevmek
Aşk Mektupları
Platonik Aşk
Aşkın Reçetesi
Sevgi Dilleri
Çiçeklerin Dili
Aşkın 50 işareti
4 Mevsim Aşk
Aşk Oyunu
Aşk Sayıları
Aşk mı
Bebeğimsen
Sağlıklı ilişki
Çapkınlık Dersleri
Erkek Severse
Bayan Severse
Bayan-Erkek
Seviliyorsan
ilk Görüşte Aşk
Kıskançlık
iş Yerinde Flört
Evlilik Aile